FELSEFİ TERİMLER
Ahlak yasası: Ahlak eylemlerini belirleyen, kendisine uyulması ahlak açısından gerekli olan genel-geçer kurallar bütünüdür.
Akılcılık(rasyonalizm): Doğru bilginin kaynağını duyu ve deneyler değil de akıl olduğunu savunan ve bütün bilgilerimizin doğuştan geldiğini söyleyen yaklaşım.(Sokrates, Platon, Aristoteles, Farabi, Hegel, Descartes)
Akıl yürütme: Bilinen ya da doğru olarak kabul edilen belli önermelerden başka önermeler çıkarma.
Aksiyom: Başka bir önermeye geri götürülemeyen ve kanıtlanamayan, kendiliğinden ve apaçık olduğu için öteki önermelerin temeli ve ön dayanağı olan temel önerme.
Anlak: Anlama düşünme gücü, bilme yetisi, kavramlarla düşünme yetisi.
A priori: Deneyden bağımsız olan, ama deneyle canlandırılabilen, bilincine varılabilen; deneyin ötesinde geçerliliği olan bilgi. Deney öncesi bilgi.
Aposteriori: Deneyle mümkün olabilen, gözlemlerle düzeltilebilen bilgidir. Deneyden sonra ortaya çıkan bilgi.
Araççılık (enstrümantalizm): Düşünme biçimlerinin, kuramların mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca yaşamın değişik koşullarına uyma araçları olduğunu savunan görüş.
Aşkın: Doğayı, gerçekliği aşan; doğaüstü, duyuüstü.
Bencillik (egoizm): İnsanın bütün eylemlerinin temelinde ‘ben’ duygusunun olduğunu, kişinin kendisini düşündüğünü söyleyen yaklaşım(Hobbes)
Bilgi: Özne (bilen, suje), ile nesne (bilinen, obje) arasındaki etkileşimin ürünü
Bilinemezcilik(agnostisizm): Gerçek ve salt varlığın, tanrının, varlığının özünün ve temelinin bilinemez olduğunu ileri süren görüş
.
Deizm: Tanrıya inanmakla birlikte belli bir dinin dogmalarını ve ilkelerini benimsemeyen öğreti; Yaradancılık
Deneycilik(empirizm): Doğru bilginin kaynağını deney ve duyular olduğunu ve bilgilerimizin sonradan öğrendiğimizi söyleyen yaklaşım (j. Locke, D. Hume)
Diyalektik maddecilik: Evrenin bir hareket, değişim dönüşüm içinde olduğunu ve maddeden oluştuğunu savunan yaklaşım.
Dogmatik: Kesin, eleştirilemeyen, değiştirilemeyen anlamındadır. Ör. Din
Doğruluk(hakikat) : Düşüncenin gerçeklikle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması. Ör: Kar beyazdır.
Duyumculuk(sensüalizm): bütün bilgilerin yalnız duyumlardan geldiğini, duyu algılarına dayandığı ileri süren yaklaşım.
Eleştiricilik( kritisizm) : Doğru bilginin kaynağının hem akıl hem de deney olduğunu savunan yaklaşım (Kant)
Epistemoloji( bilgi felsefesi): Bilgiyi, bilginin sınırlarını, kaynağını, ölçütünü ve doğasını ele alan felsefe disiplini
Epokhe: Yargıda bulunmama tutumu, yargısızlık( septiklerin yargısı)
Faydacılık(pragmatizm): İnsana yarar sağlayan fayda getiren her şeyin doğru olduğunu savunan yaklaşım(W. James, Bentham, Mill)
Felsefe: İnsanın kişisel problemlerinin yanında insanlığı ilgilendiren problemlere kendini heder edercesine kafa yormasıdır. Düşünme becerisinin zirveye çıktığı andır.
Fenomen: Dış görünüş, duyularla algılanabilen her şey
Geçerlilik: Bir kavramın bir yargının anlam ve değeri bakımından onaylanabilir olması
Gerçeklik: Bilinçten bağımsız var olan her şey. Ör: kar, dağ, dünya…)
Hazcılık(hedonizm): Yaşamın anlamını hazda bulan ahlak öğretisi (Aristippos)
İçkin: Dünya içinde, dünyada olan şey.
İdea: Duyular aracılığıyla sadece görünüşleri, gölgeleri algılanabilen ancak düşünmeyle
kavranabilen asıl gerçeklikler(Platon: asıl gerçeklerin idealar dünyasında olduğunu savunur.)
İdealizm: Bilgi felsefesinde nesneyi öznenin varlığına; bilineni bilenin varlığına bağlayan görüş. Varlığın temelini idea(düşünce) olarak gören felsefi akımdır. (Platon, Hegel ) ( güzelliğin beş par etmez bu bendeki aşk olmasa.( Âşık Veysel)
İkircilik(düalizm):Birbirinden bağımsız iki ilkenin varlığını kabul eden görüş.(Descartes’in ruh- beden; idea-madde ikililiği)
Kozmoloji: Evrenin oluşumunu ve gelişmesi üzerine mitolojik öğreti; evrenbilimi
Kuram: Belli gerçekleri açıklama, yorumlama biçiminde ortaya çıkan yeni olguları bulma yolunu gösteren bilimsel öğreti.
Maddecilik(materyalizm): Yalnızca somut değil, soyut olan bütün varlıkların özünü ve temelini maddede gören görüş(Karl marx, Demokritos, Thales, Herakleitos…)
Metafizik:Doğaüstü, doğanın üstündeki varlıkları (tanrı,ruh,ölümsüzlük..) konu alan felsefenin alt disiplini.
Mime sis: Taklit. Sanat yaratmalarının ilkesinin taklit olduğunu ileri süren kuram(Platon, Aristoteles)
Nedensellik(determinizm): Neden-sonuç ilişkisi
Nesne(obje):Bilincin ya da öznenin yöneldiği şey, bilinen
Nihilizm(hiççilik): Her türlü bilgi olanağını yadsıyan, kendisinden kuşkulanılmayan hiçbir şeyin olmadığını ahlak kurallarını ve değerlerini tanımayan görüş.
Norm: Yargılama ya da değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı değerler veya kurallar bütünü.
Ontoloji(varlık felsefesi): Varlığı, varlığın var olup- olmadığını, varlığın ne olduğunu, değişken olup olmadığını ele alan felsefenin alt dalı.
Ütopya: Gerçekte olmayan ancak gelecekte olması düşünülen devlet ve toplum tasarımlarıdır.(İdeal Devlet, Erdemli Şehir, Güneş Ülkesi, Ada, Nova Atlantis, Yeni Dünya, 1984)
Öndeyi: Geleceğe ilişkin birtakım önermelerden yola çıkarak tahminde bulunma.
Özne(suje): Nesnenin bilgisine ulaşmaya çalışan, bilen.
ÖSS: Kişinin yaşam karşısındaki tutumunu belirlemek üzere tavrını ve duruşunu belirleyebilmesi için kendisiyle verdiği ilk sınavdır. Toplumsal arenada Tembelgillerden mi yoksa Çalışkangillerden mi olacağını kısmen belirleyecek olan sınav.
Pozitivizm(olguculuk): Denenebilinir, kanıtlanabilir olguların doğru bilgiyi getireceğini; metafiziksel kavramların bilgisine ulaşılamayacağını savunan yaklaşım(A. Comte)
Pragmatizm(faydacılık): Yararlı olan her şeyin doğru olduğunu savunan yaklaşım(W. James)
Sezgicilik(entüisyonizm): Doğru bilginin ne akılla ne de deneyle elde edileceğini; doğru bilginin ancak sezgilerden geleceğini savunan yaklaşım(H. Bergson, Gazali)
Şüphecilik(septisizm): Kesin, gerçek, herkesin kabul ettiği, benimsediği bir bilginin olamayacağını, her şeyin temelinde kuşkunun olduğunu savunan yaklaşım(Timon, Pyrrhon, Karneades, Gorgias, Protagoros)
Temellendirme: İleri sürülen bir teze ya da bir görüşe temel, dayanak, gerekçe gösterme
Töz: Değişen durumlara karşı kalıcı olan; kendi kendisiyle, kendi kendisinde var olan. Var olmak için başka bir şeye ihtiyaç olmayan. Ör: Allah
Tümdengelim: Bütünden parçaya, genelden özele doğru olan akıl yürütme türü.
Tümevarım: Parçadan bütüne, özelden genele olan akıl yürütme türü
Zekâ: İyi kullanıldığında altın değerinde olan, az kullanıldığında başa bela olan ve hiç kullanılmadığında karşıdakini çileden çıkaran potansiyeldir.
Comments (0) | Add Comment
